Aşı tedavisi, alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan önemli bir tedavi şekli olup, hastalığın doğal gidişini değiştirebilecek tek tedavi yöntemidir. Aşı tedavisi yaklaşık 100 senedir kullanılmakta olan bir tedavi şeklidir. Hastanın ilaç tedavisinden yeterince faydalanmadığı ve uzun süreli alerjik hastalıklarda Dünya Sağlık Örgütünün onayladığı bu tedavi ile hastaların şikayetleri azalır, ilaç kullanma gereksinimi giderek ortadan kalkar ve yaşam kalitesi düzelir. 

Alerji aşısı içinde, duyarlı olunan allerjen maddelerin belirli oranlarda sudaki çözeltileri bulunmaktadır. Bu aşı içerisinde hiçbir şekilde başkaca bir ilaç (kortizon, antik vb.) veya madde yoktur. Bu alerjen çözeltileri giderek artan dozlarda cilt altına veya dil altına belirli aralıklarla hastaya verilerek hastanın bu allerjene duyarsız hale gelmesi sağlanır. Başlangıç dozları alerjik reaksiyona yol açmayacak miktarlarda uygulanır. Daha sonra aşı dozlarının miktarı yavaş yavaş ve dikkatlice artırılarak, hastanın tolere edebileceği (tahammül edebileceği) en yüksek miktara (idame doz) kadar çıkılır. Bu idame dozuna 3-5 yıl süreyle genellikle ayda bir devam edilir. Böylece hastanın duyarlı olduğu alerjene karşı duyarsızlaşması sağlanmış olur.

Alerji aşısı alerjikk rinit (saman nezlesi), hafif ve orta dereceli astım ve arı sokmasına bağlı anafilaktik reaksiyonda (şok) kullanılan önemli bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi yöntemi iki yolla uygulanabilir. Birincisi, deri altına enjeksiyon (iğne) şeklinde; ikincisi ise, ağız yolu (dil altı) iledir. Deri altına uygulanan aşı tedavisi daha uzun yıllardan beri ve yaygın olarak uygulanmakta olan bir aşıdır. Dil atı aşı tedavisi daha yeni bir tedavi şeklidir.