HIŞILTILI ÇOCUK NEDİR VE NEDEN OLUR?

Hışıltı, daralmış solunum yollarında ilerleyen havanın türbülans sonucu oluşturduğu ıslık sesidir. Küçük çocuklarda havayollarının çapı yetişkinlerin neredeyse 5 de biri genişliğindedir ve daha fazla dirence maruz kalır, Ayrıca göğüsün genişleyebilme kapasitesi de azdır. Doğumsal olarak zaten dar olan havayolları, viral enfeksiyonlar gibi iltihabi reaksiyon oluşturan olaylar sebebiyle daha da küçülür ve soluk verme sırasında duyulan hışıltı (ıslık sesi) ortaya çıkar. Bu çocuklarda nefes darlığının göstergesi olup aileler için kaygı verici bir durumdur. Bu sebeple bu hışıltı atağının saptanarak uygun tedavi edilmesi hem çocuk hem de ebevyn için çok önemlidir. 

Toplum araştırmalarında çocukların yaklaşık 3 de birinde hayatları boyunca en az bir kez hışıltı atağı yaşadığı gösterilmiştir. Bu ataklar havayollarının zamanla büyümesiyle genellikle 2 yaşından sonra ortadan kalkar. Ancak hışıltıya yol açabilen birçok hastalık vardır. Bunların tam olarak tedavi edilebilmesi için hışıltının geçici ya da alerjik nedenlere bağlı olup olmadığı gibi faktörlerin iyi belirlenmesi gerekir. Deneyimli bir çocuk allerji uzmanınca hışıltı yapan astım ve astım dışı nedenler ayırt edilmelidir.

Hışıltı astımında en önemli bulgusudur. Ancak her hışıltı ile başvuran çocuğa astım demek mümkün değildir, astım ile karışabilen nedenler tam olarak aydınlatılmalıdır. Bu klinik durum belirlenirken hastanın öyküsündeki bazı önemli noktaların varlığı etkilidir.. Semptomların ataklar halinde tekrar etmesi, alerjenlerle temas sonrasında egzersiz ve oyundan sonra ortaya çıkması, gece ve sabaha karşı alevlenmesi, üst solunum yolu enfeksiyonunun alt havayollarına yani akciğere ilerlemesi, astım tedavisi ile hastanın şikayetlerinde gerileme olması gibi durumlar hasta ailesine ayrıntılı olarak sorulmalıdır. Örneğin hışıltı yakınmaları doğumdan itibaren sürekli devam eden bebekte yapısal anomaliler ön planda düşünülürken daha önce yakınması olmayan bir çocukta ani ortaya çıkan nefes darlığında da yabancı cisim aspirasyonu akla gelmelidir.

Hışıltısı olan çocukta akciğer yakınmaları ile beraber olan bazı klinik durumlar aile için dikkat çekici olmalıdır. Büyüme gelişme geriliği, sürekli ishal, sık ateş ve enfeksiyon geçirme ve hastaneye yatış, kalp hastalığının varlığı hışıltının ayırıcı tanısı ve tedavisinde önem taşımaktadır.

Süt çocukluğu döneminde başlayan hışıltı semptomları olan çocukta yanlızca bir kısmında astım gelişir. Bu çocukların belirlenmesinde bazı araştırmalar yapılmış ve hışıltı atağı geçiren çocuklar ataklarının başlama zamanına göre gruplara ayrılmışlardır.

Erken başlayan hışıltı; Süt çocukluğu döneminde başlayan hışıltıdır ve genel olarak 3 yaşından sonra gözlenmez. Bu çocukların ailelerinde alerjik hastalık öyküsü yoktur ve erken doğum, annenin gebeliği ve sonrasında sigara içimi gözlenmiştir. Bu çocukların doğumda kendi yaşıtlarına göre daha dar havayolları ve daha düşük akciğer kapasitesi olduğu düşünülmektedir.

Devam eden Hışıltı: Bu çocuklarda 3 yaşından önce hışıltı atakları başlar ve genellikle viral üst solunum yolu enfeksiyonu ile tetiklenen havayolu semptomları vardır. Bu hastalarda 5 yaşından sonra da şikayetler devam etmektedir.

Geç başlayan hışıltı: Hayatın ilk 3 yılından sonra hışıltı semptomları başlayan ve 5 yaşından sonra da hışıltı atakları devam eden çocuklardan oluşur. Bu çocukların ailelerinde alerjik egzema, astım ve gıda allerjisi gibi alerjik hastalıklara sık rastlanmaktadır.